VUCA ve BANI Dünyasının Sosyolojik Kökenini Anlamak

RİSK DÜNYASI

Toplumun ve onun bir refleksiyonu olarak da iş dünyasının yüz yüze geldiği sorunlar o denli kompleks bir hal aldı ki bu zorlukların üstesinden gelip belirlenen stratejiler doğrultusunda ilerleyebilmek için her yeni gün yeni çözümler yaklaşımlar duyar olduk.

Gelecekle hakkını vererek ilgilenmek için mutlaka bizi bugüne getiren geçmişin anlaşılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu sebeple izin verin bugün sizi Alman sosyolog Ulrich Beck’in 1980li yıllarda “müjdelediği” Risk Dünyası kavramıyla tanıştırayım.

Risk Toplumu yaklaşımı temelde 18.yy’daki Sanayi Devrimi’nden 200 yıl sonra ortaya çıkmaya başlayan çevresel, ekonomik ve güvenliğe ilişkin yeni koşulları tanımlamak için kullanılıyor. Her şey gibi ekonomik ilişkilerin küreselleşmesi ile riskler de küresel bir hal alıyor.

Buradan size son derece soyut bir tartışma gibi duyulsa da maalesef risk en büyük değişken olarak artık mesaimizin içinde her an verdiğimiz kararların belirleyicisi haline gelmiş durumda.

Bu yazı sayesinde risk konusu üzerine birlikte biraz derinleşelim istiyorum.

Belli dönemlerde iş çevrelerinde gündemi meşgul edip sonra pek de konuşulmayan VUCA ve BANI kısaltmalarının kökeninde neler var birlikte bakalım istiyorum.

RİSK

Risk fikri ilk kez dünyanın dört bir yanına yolculuklar yapan Batılı kaşifler tarafından kullanılmış.

İngilizcede bilinmeyen sulara yelken açmak anlamına gelen bu sözcüğün tanımı önceleri “mekan”la sınırlıyken daha sonra bankacılık ve yatırım alanlarına kayıyor. Yani “zaman” da işin içine giriyor.

Risk aslen denetlemeye çabaladığımız dünyaya göndermede bulunur. Aynı zamanda istenmeyen sonuçlardan kaçınma anlamını taşıdığı için de negatif bir çağrışıma sahip.

Risk kavramı temelde kontrol etme özelikle de geleceği kontrol etme fikriyle birlikte biçimlenmiştir.

DIŞSAL RİSK ve ÜRETİLMİŞ RİSK

Risk geleceğini kendisi belirlemek isteyen insanı harekete geçirici bir dinamiktir.

Risk her zaman vardı ve buna dışsal risk diyebiliriz.

  • Dışsal risk doğa, toplumsal düzen ya da geleneğin sabitliğinden kaynaklanır.
  • Dışsal risk bütün nüfus içinde az çok öngörülebilir.
  • Dışsal risk sigorta edilmeye yetecek kadar düzenli ve sık meydana gelir.
  • Dışsal riske karşı zaman ve risk çizelgelerine bakarak insanların nasıl sigortalanacağına karar verilebilir.

( Bana ulaşmak isterse sigorta sektöründen bir profesyonelle bu konuları değerlendirmeyi çok isterim.)

Ne var ki bilim ve teknolojinin bize verdiği yetkiye dayanarak dünyayı kontrol ettiğimizi sandığımız birkaç on yıl çabucak geride kaldı. Artık çok net biliyoruz ki aynı bilimsel ve teknolojik ilerlemeler bizi imal edilmiş, üretilmiş risklere maruz bırakmaya başladı.

Kendi haricinde her şeyi kontrol etmeye çalışan modern insan kendi kontrolsüzlüğünün kurbanı olmak üzere ve sonuç “Üretilmiş Risk”.

  • Üretilmiş risk sigortalayamadığımız her türlü tehlikedir.
  • Üretilmiş risk karşısında tarih bize çok az bilgi sunar.
  • Bu riski hesap etmek imkânsızdır, hatta risklerin neler olduğunu bile çoğu zaman başımıza gelmeden tahmin edemeyiz.
  • Üretilmiş riske karşı kişisel sigorta korunması bulunmaz. ( Covid’e bağlı gelişen hastalıkların sigorta kapsamından çıkarılması vb)  

Diğer yandan eskiden maddi gücü olan evinin etrafına yüksek duvarları çekip riskten korunabilirken artık risk herkes için eşit derecede tehlike arz eder, yani zengin fakir ayrımı yapmaz.

Yine Pandemi’yi hatırlarsak karantina kuralları yaşayan her insan için eşit derecede geçerlidir. Risk toplumunda başbakan ya da dünya starı olmanız size bir istisna sağlamaz.

  • Teknik bilimsel endüstriyel projeler bile sigortalanamaz hal almıştır…

Yeni teknolojiler tarafından kronik şekilde etkilenerek sürekli bağlamı değişen “gelecek” ne yazık ki mesaimiz dahilinde gün be gün bizi daha çok meşgul etmeye başladı. Gelecekte işin şekli nasıl olacak? Farklı yorumların her birinin doğruluk payı var gibi…

Tüm bunların iş dünyasındaki karşılığı VUCA oldu.

Şimdiyse insanlık için her şeyin göz açıp kapayıncaya kadar değiştiği 2023 yılında bugün konu BANI‘ye gelmiş vaziyette.

Gelin Gündeme Yeni Gelen BANI Kavramına Bakalım

B Brittle = Gevrek: Yani her an bir felakete açığız. Kırılgan temeller üzerine kurulmuş tüm işletmeler de bir gecede dağılabilir.

A Anxious = Kaygılı: Kaygı günümüzde en yaygın semptomlardan biri halinde. Tüm bu değişimin ortasında insanın en temel ihtiyacı olan güven hissi gittikçe rendelendi.

Bu durum sadece insanların kişisel yaşamlarında değil, aynı zamanda iş piyasasında da kaygıyı merkeze koyuyor. Hiç azalmayan kaygı iş dünyasında karar verirken her an bir aciliyet duygusu yaşamamıza neden oluyor.

N Nonlineer = Doğrusal Olmayan: Bu dönemde olayları neden sonuç ilişkisiyle açıklamaya çalışmak nafile, bu da her konuda giriş, gelişme sonuç mantık dizesini kaybettiğimiz anlamına geliyor. Her ne kadar organizasyonları iyi tanımlayarak yapılandırmaya çalışsak da süreç içinde başarısız olabiliriz. Bu nedenle ayrıntılı ve uzun vadeli planlama artık mantıklı olmayabilir.

I Incomprehensible= Anlaşılamaz: Kırılgan, endişeli ve doğrusal olmayan bir dünyada yaşamak, olayların, sebeplerin ve kararların çoğunu anlaşılmaz hale getiriyor. İnsan cevap aramakta inat etse de her türlü bilgiye ulaşmada büyük kolaylığı bulunsa da anlamı yakalamak gittikçe zorlaştı.

İlginç bir şekilde, daha fazla bilgiye sahip olmak, olan şeyler hakkında daha fazla anlam bulmak anlamına gelmiyor. Hatta tam tersi gürültü arttıkça gerçeği duyma görme şansımız azalıyor.

Bugün Neredeyiz?

Ne var ki tüm bu değişimlerin karşısında insanın anlam ihtiyacı ve insanın lineer düşünce kapasitesi aynı kaldı. Endişeli ve depresif insanların sayısının her geçen gün artmasına şaşmamak gerek.

2023 BANI senaryosu bir yönüyle kaosun tarifi.

Sakın kötümser olduğum düşünülmesin. Bu haliyle içinden geçtiğimiz yılları kaostan düzen yaratmaya alışkın insan toplumlarına gelmiş yeni bir meydan okuma olarak görüyorum.

Önümüzdeki makalelerde bu meydan okumanın araçlarına yakından bakacağız.

Herkese verimli ve keyifli bir hafta dilerim.

Yasemin Manavbaşı

3 Nisan 2023

İstanbul