Her Şey Değişirken 2000 Yıldır Aynı Kalan Kavram; Liderlik – 1

Her Şey Değişirken 2000 Yıldır Aynı Kalan Kavram; Liderlik

 

Herkes iyi bir lideri lider yapan özellikleri konuşuyor, başarılı liderliğin niteliklerini parçalara ayırıp inceleyerek ne kadarı kendinde var anlamaya çalışıyor.

Bence içinden geçtiğimiz bu muğlak zamanlar tam da felsefenin entelektüel bir oyun aracı kısıtlılığından çıkıp gündelik hayat pratiğimize nüfuz etmesi gereken zamanlar.

Gün geçmesin ki liderlikle ilgili yeni bir kavram ortaya atılmasın, önüne arkasına birtakım sıfatlar eklenerek yeni bağlamlarda değerlendirilmesin.

Kriz ortamlarında muhakkak ki en çok ihtiyacımız olan şey inandırıcılığı olan güvenilir liderler.

Güvenilir ve inandırıcı demişken; bu kısa yazım çerçevesinde halkına Roma İmparatorluğu bayrağı altında altın çağını yaşatmış, ölümünden bugüne dek bilge kral olarak anılmış, bıraktığı izle kalıcılığından şüphe duymacağımız büyük bir liderin düşüncelerine kulak vermeye ne dersiniz?

Evet biz bir yandan bunca belirsiz, çoğunlukla olumsuz iç kapayıcı bir ortamda el yordamıyla yolumuzu bulmaya çalışırken, erdemi biricik iyi kabul etmiş, bilgeliği ise kendine tek yön tutmuş bir lideri Marcus Aurelius’u bugün 2022 Ocak ayında hatırlamak, onun yüzyıllar boyu aynı değerle yankılanmış sözlerine kulak vermek tüm liderlere iyi gelecektir diye umuyorum.

Bu büyük komutandan, kraldan günümüze sadece aslen “kendine yazdığı” bir metin kalmış. Türkçe’ye çevrilirken adına, Düşünceler, Meditasyonlar, Kendime Düşünceler gibi farklı isimler verilmiş olmasının esas sebebi de bu.

Genç yaşından itibaren bir stoacı olarak yaşayan Marcus Aurelius için erdemli bir hayat sürmenin yolu kendi içine dönmek, soruları kendine sormak ve mütemadiyen kendine kulak vermekten geçiyor.

Günümüzden bir koç gözüyle bakıldığında onun günlük yaşam pratiğinin bu denli kendine dönük olması ve cevapları kendi içinden çıkarma çabası koçluk yetkinliklerinin bir ömrü nasıl şekillendireceğine harika bir örnek teşkil etmiyor mu?

Tam da koçluğun liderliğe etkisinin günden güne daha çok kabul gördüğü bu zamanlarda.

 

Şimdi gelin bir zamanlar dünyanın en güçlü makamına sahip birinden kendine yazdığı öğütlerden üçünü alıntılayalım.

 

Aslında Nedir Liderlik?

 

  1. “Kusursuz insanlardan ve mükemmel seçimlerden oluşan bir dünya hayal ederek zaman kaybetmemek, bunun yerine verilenlerle akıllıca çalışmak bir liderin sorumluluğudur.

 

Şimdilerde kusursuz bir dünyada yaşadığımız pek de söylenemez. Anlıyoruz ki 2000 yıl önce de koşullar benzermiş. Pandemi’nin ikinci yılı da biterken seçeneklerimiz de mükemmel olmaktan hayli uzak. Aurelius’un bu sözlerinin elindekileri akıllıca değerlendirip ne varsa onlarla yol almayı başarmak üzere plan yapmak zorunda kalan pek çok lidere oldukça tanıdık bir zihin halini hatırlattığı ortada.

Dijital değişime ayak uyduralım derken ekonomik olarak Covid-19 sebepli global bir gerilemeyle de karşılaşan, çevik dönüşüm üzerine düşünen & çalışan liderlerimize bu yaklaşım çok yakın gelmiştir.

Aynı zamanda bu cümle Etkili Düşünme’nin (Effectual Reasoning) tanımı gibi.

 

Nedensel Düşünme’den (Casual Thinking) ziyade, elimdekilerle ne yapabilirim, önümde hangi yollar var sorusuyla hedeflerine yaklaşmayı seçen, başarılı girişimcilerin düşünme tarzının Marcus Aurelius’daki ifadesi.

Diğer yandan imparatorun “kusurlu” çalışanlarına mikro yönetim yapmadığını da anlıyoruz.  

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret, bu 2000 yıllık tavsiyeleri okumak aynı zamanda bana yaşadığım sorunların bana has olmadığını, yalnız olmadığımı da hissettirdi. Özetle bana çok iyi geldi, yazının gerisini yani Marcus Aurelius’tan alıntıladığım 2. ve 3. tavsiyeyi bir sonraki bloğumda okuyabilirsiniz. 

Sevgiyle, 

Ocak 2022

Dr Yasemin Manavbaşı, MBA