Ben Hayatımla Ne Yapacağım, Doğru Kariyeri Seçtiğimi Nasıl Anlarım?

Kariyer bence hayatta her şeyin önünde gelen bir seçim, çünkü önce biz onu seçsek de seçtiğimiz iş dönüp dolaşıp sonrasında bizi şekillendiriyor.

 

Kimlerle birlikte olacağız, nelerden hoşlanacağız, nerede yaşayacağız hepsi kariyer seçimimize bağlı değil mi?

Biz lisede okurken üniversite sınavı için dershanelere giderdik, oradaki matematik hocamızın cümleleri hala aklımda; “Gelecekteki iş ve eşiniz bu sınava bağlı. Bunu bilip çalışın.” Derdi.

Hocamızın hakkı vardı belki ama, hadi işi anladım ama eşin de buna bağlı olması gerçeği biraz ağır gelmişti.

“Tamam üniversite sınavı önemli ama bu kadar uzağı şu an düşünemeyeceğim.” deyip bu cümleyi belleğimin arkasına yolladığımı hatırlıyorum.

Kervan yolda düzülmüyor muydu?… 

-Biraz evet biraz hayır… ama kesin olan, hocam tamamen haklı çıkmıştı.

————————————————————

Kariyer konusunda uzun zamandır düşünüyorum. Hatta lise yıllarından beri aralıksız olarak.

Hep bir bilim insanı olmak istemiştim, gerçeğin peşindeydim. Dünyayı, doğayı, doğanın kurallarını anlamak en büyük tutkumdu. Diğer yandan hayatı özgürce yaşamak, kendimi keşfetmek hayalim vardı. En doğru kombinasyon benim için ODTÜ’ydü.

Bu yüzden ODTÜ’de Biyolojik Bilimler okudum.

Doğanın dilini, analitik ve akılcı düşünmeyi, kendi seçimlerimde cesur olmayı, istersem her şeyi yapabileceğim güvenini orada kazandım.

Az şey mi? 

Akademisyen olma hayalim ise Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde gerçekleşti.

Üniversite iş yerim olmuştu.

Bana araştırma yapmam için ücret ödeniyordu. Harika bir histi. Fakat üç yıl sonra işimden istifa edip ayrıldım.

Yurtdışına çıkmak, daha büyük dünyayı tanımak istiyordum.

Başka kültürlerden meslektaşlarımla tanışmak, ayrıca işim artık beni dünya üzerinde özgür kılsın istiyordum.

Aynen planladığım gibi oldu, Avrupa’nın göbeğinde refah seviyesi en yüksek ülkelerden birinde yedi yıl yaşadım.

Bir yandan da toplantılar, sunumlar, kongreler sayesinde pek çok yer gezdim, pek çok milletten insanla tanıştım, ortak projeler yazıp yürüttük. Beni muazzam zenginleştirdi.

Fakat gün geldi o işi de bıraktım.

Bambaşka yollara saptım.

Demir yolu sektöründe kalite alanında çalıştım, iş geliştirme, müşteri yönetimi… Sağlık sektöründe yöneticilik yaptım, süreç oturtma, kurumsallaşma…

Şimdi ise iş dünyasının sorunlarına çözümler öneren bir danışman oldum, kariyer koçluğu yapıyorum.

İşim katalizörlük, aracılık, kolaylaştırıcılık oldu. Değişime danışmanlık yapıyorum.

Topladığım tüm deneyimi harmanlayıp bir bağlamda sunmak günlük işim oldu. Sonunda tüm kariyer yolculuğum bir bağlamda anlam kazandı, anlattığım her şeye verebilecek örnekler hazinesiyle doluyum.

Dönüp baktığımda ise görüyorum ki hikayemin bir kısmı planlı gelişmişken diğer kısmı sürprizli. Şimdi anlatınca insanları da şaşırtan cinsten sürprizli. Kariyer konusuna bu kadar kafa yorduktan sonra artık Kariyer Günleri’nde konuşan biri oldum. Genç insanlarla hikayemi, deneyimlerimi paylaşıyorum. Bu kadar farklı yollardan geçiyor olmam onları heyecanlandırıyor. Genelde benzer sorular geliyor.

“Bu kararları nasıl verdin?“

Ben de uzun uzun bu konu üzerine düşünüyorum, bu kararları nasıl verdim?

Sanırım ihtiyaçlarım değiştiğinde, ya da koşullar değiştiğinde adapte oldum. Bu kararları esneklik gösterebildiğim için verdim.

Benim ilk formasyonum doğa bilimleri. Tabi ki zamanında Charles Darwin okuduk; güçlünün değil ama en çok çevreye adapte olabilenin hayatta kalma şansı olduğunu zaten biliyordum. Her zaman uygulayamasam da sanırım aklımın köşesindeki bu bilgi sayesinde gerektiğinde esneklik göstermeyi başarmışım.

Evet ben bunu biyolojiden öğrenmiştim. Demek ki kariyer yoluma doğa bilimlerinin dilini öğrenerek doğru yerden başlamışım diyorum. Doğadan öğrenmenin asla bir sonu yok zaten…

Şimdi kurumsal ekosisteme baktığımızda ise bu esneklik meselesini VUCA Dünyadan ( Volatile : Uçucu, Uncertain : Belirsiz, Complex : Karmaşık, Ambiguous : Muğlak) BANİ Dünyaya ( Brittle : Kırılgan, Anxious : Kaygılı, Nonlinear : Doğrusal Olmayan, Incomprehensible : Anlaşılmaz )  geçerken, yolumuzu bulmak için önceler olduk. Bu apayrı görünse de aslında çok da benzer bir konu. Sonra açımlarım…

————————————

Kariyer yolları konusuna dönersek, gelecek için plan yapmak güzel ama koşulların, ihtiyaçların zamanla değişebileceği gerçeğini unutmamak ve esneklik göstermek için pay bırakmak da bir o kadar önemli.

Geçen hafta yine çok keyif aldığım bir yere davetliydim.

 

Sakarya Uygulamalı Bilimler Fakültesinin Kariyer Zirvesi’nde “Ben hayatımla ne yapacağım? Doğru kariyeri seçtiğimi nasıl anlarım.” başlıklı bir konuşma yaptım.

Kariyer basamakları anlayışına karşı dolambaçlı kariyer yolları fikrini savundum. Kendimden örnekler vererek tabi…

Üniversiteli arkadaşlarımız can kulağıyla dinlediler ve pek çoğu gelip, tanışmak istedi. Bağlantıda kalmak istediler. 
20’li yaşlarda her karar korkutucu, sanırım bunu iyi anladığım için onlara dokunabildim.

Heyecan içinde karşıma gelip meraklı gözlerle -belki de hayatlarını baştan başa belirleyecek- en büyük sorularını sormaya başladılar. Vakit ayırıp tek tek cevap vermeye çalıştım, ama daha çok onları cevaplarını kendileri bulacakları sorularla baş başa bıraktım.

Hem bir eğitim tasarımcısı hem de profesyonel bir koç olarak ben bir araç sunuyorum, herkes yolunu kendi bulacak, ama keyifle aracılık edebilirim. Bunu gayet iyi anladılar.

Duyguları yüksek perdeden yaşadığımız bir gün oldu, üniversite öğrencileri ile yaptığımız paylaşımları anlatmaya sözler yetmiyor. 

İyi ki Sakarya’ya kadar gitmişim dedim, benim için zaten işe yaradığımı hissetmekten daha büyük bir keyif yok.

 

05 Haziran 2022

yasemin